Felsefe Nedir ? En Önemli 10 Filozof Hakkında Bilgiler

Felsefe Nedir? Bu soruya cevap olarak birçok açıklama yapılmış olsa da kısaca, temelini soru sorma, sorgulamanın oluşturduğu düşünce bilimi olarak tanımlanmaktadır. Felsefede cevaplar sorulardan daha az önem taşımaktadır. Genel hatlarıyla ‘Nedir ?’ sorusunun baz alındığı felsefe, düşünme ve sorgulama halinde olmayı gerektirir. Herkes kendini, yaşadığı dünyayı ve bunun öncesini sorgulamalıdır diyen felsefe, sorulardan yola çıkarak cevabı bulmaya yönelen bir alandır. Felsefe nedir? sorusu sorulduğunda kelime kökeni olarak Philia (bilgi, hikmet) ve sophia (bilgelik, sevgi) kelimelerinden yola çıkılarak günümüze kadar gelen bu dal bilgelik arayışı, hikmet sevgisi olarak çevrilmektedir. Felsefe, sonu olmayan bir merak duygusu ve beraberinde gelen sorgulama halidir.

Felsefe dalındaki çalışmalarda her düşünürün farklı birçok açıklaması ve yorumlaması olsa da aslında hiçbir şeyin kesinliği yoktur. Bu düşünce felsefede bilinse dahi sorgulama eylemi hep devam eder. Bu alanda çok sayıda filozofun bulunmasının en önemli sebeplerinden biri, hepsinin kendi içlerinde yönelimlerinin olması ve yaşadıkları dönemin şartlarına göre yorumlama yapmalarıdır. Yaşadıkları dönemdeki sorunlardan tutun yaşam tarzlarında sorguladıkları her şeyi bir bütün halinde sorgulamaya almış birçok filozof yer almaktadır. Peki filozoflar hangi tür sorgulamalara gitmişlerdir? Onlara göre felsefe nasıl tanımlanmaktadır? Felsefede hangi konuları incelemişlerdir? İşte felsefe alanında başarılarını kanıtlamış en önemli 10 filozof hakkında bilgiler inceleme alanları…

1. Platon (M.Ö. 428- M.Ö. 348)

20. yüzyılın en bilinen filozoflarından biri olan Platon, aynı zamanda matematikçi kimliğiyle yaptığı çalışmalarla da odak noktası olmuştur. Yaşamında küçük yaşta cimnastik sporuyla uğraşmış olmasında dolayı göğsünün genişliği sebebiyle Platon lakabını almıştır. Asıl ismi Aristoklesti.

20. yüzyılın en bilinen filozoflarından biri olan Platon, aynı zamanda matematikçi kimliğiyle yaptığı çalışmalarla da odak noktası olmuştur. Yaşamında küçük yaşta cimnastik sporuyla uğraşmış olmasında dolayı göğsünün genişliği sebebiyle Platon lakabını almıştır. Asıl ismi Aristoklesti. Çok sayıda çalışmaya imzasını atan filozof Sokrates’in Savunması, Kriton Protagoras, Yasalar ve Mektuplar gibi felsefe alanına kaynak olarak yerleşmiş diyaog ve eserlere sahiptir. Onun için ‘Felsefe Nedir?‘ sorusunun tanımı, felsefeyi doğruya ulaşma yolundaki fikirler bütünü olarak görmektir düşüncesidir. İnsanın mutlulukla dolu bir yaşam geçirmesinin sağlanması ve erdem içerisinde bir yaşam sürmesini felsefeyle temellendirmiştir. Kendi hayatında aile yaşantısı siyaset çalışmaları üzerine temellense de Platon onlardan farklı olarak felsefeye yönelmiştir. Onun felsefesinde neyin gerçekten var olduğu sorusu metafizik temelini oluşturur.

Öncelikli olarak bilgi konusunu temellendirmeye çalışmış daha sonrasında diğer alanlara yönelmiştir. Doğruya ulaşmak için kullanılan her yol, her fikir, Platon için felsefe yapmanın temelini oluşturmaktadır. Her şeyi sorgulamak için felsefeye ihtiyaç vardır ve çok gerekli bir yoldur.

2. Aristoteles (M.Ö. 384- M.Ö. 322)

Bilimin kurucusu olarak kabul görülen Aristoteles, ilk büyük bilimsel kütüphaneyi kurarak, ilk harita koleksiyonunu hazırlayarak ve ilk doğa tarihi müzesini oluşturarak önemli çalışmalara yön vermiştir. 17 yaşında Atina'ya gelerek Platon'un öğrencisi olmasıyla felsefe ve diğer alanlara giriş yapan Aristoteles bundan sonraki hayatını Platon'un akademisine girmeye borçlu olduğunu kabul etmektedir. Bilim, varlık, siyaset, bilgi, doğa ve mantık felsefesi konularını hedef alarak çalışmalarını ilerletmiştir.

Bilimin kurucusu olarak kabul görülen Aristoteles, ilk büyük bilimsel kütüphaneyi kurarak, ilk harita koleksiyonunu hazırlayarak ve ilk doğa tarihi müzesini oluşturarak önemli çalışmalara yön vermiştir. 17 yaşında Atina’ya gelerek Platon’un öğrencisi olmasıyla felsefe ve diğer alanlara giriş yapan Aristoteles bundan sonraki hayatını Platon’un akademisine girmeye borçlu olduğunu kabul etmektedir. Bilim, varlık, siyaset, bilgi, doğa ve mantık felsefesi konularını hedef alarak çalışmalarını ilerletmiştir.

Başlıca eserleri; Yorum üzerine, Birinci Çözümleme, İkinci Çözümleme, Kosmos Üzerine, Rüyalar Üzerine şeklinde devam ederken hayatı boyunca belli konularda sabit kalmayarak akla gelebilecek çok sayıda konuyu merceği altına almıştır. Aristoteles, felsefeyi her şeyin ilk nedenine ve ilkelerine ulaşmak için kullanılacak yol olarak tanımlamıştır. Aynı zamanda mantık bilimini kuran Aristoteles, maddenin ilk nedenlerini ve ilkelerini ilişkilendirmiş ve bu oluş türlerini maddi neden, formel neden, hareket ettiren neden, ereksel neden olarak kategorilendirmiştir. Onun felsefesinde evren, madde ve form anlamında ayrılmaz bir tam parça olarak nitelenmiştir. Tikel ve tümel ayrımı, aklın etkinliği gibi konuları ele alan filozof, bir şeyi sorgulamak için onun her şeyden önce ilk nedenine ulaşmanın gerektiğini, ancak ilk nedeni bulunan şeylerin bir varlığa sahip olabileceğini ileri sürmüştür.

3. Descartes (1596-1650)

Modern felsefenin babası olarak anılan Descartes, aynı zamanda Fransız matematikçi ve bilim adamıdır. Fransa'da olan yaşamına 1628 yılından sonra son vermiş ve büyük çalışmalarıyla devam edeceği zamanlara Hollanda'ya giderek başlamıştır. İlk çalışmasına geometri, optik, meteorlar ve metod olarak dört bölüme ayırdığı " Felsefe Üzerine Denemeler" adlı eseriyle başlamıştır.

Modern felsefenin babası olarak anılan Descartes, aynı zamanda Fransız matematikçi ve bilim adamıdır. Fransa’da olan yaşamına 1628 yılından sonra son vermiş ve büyük çalışmalarıyla devam edeceği zamanlara Hollanda’ya giderek başlamıştır. İlk çalışmasına geometri, optik, meteorlar ve metod olarak dört bölüme ayırdığı ” Felsefe Üzerine Denemeler” adlı eseriyle başlamıştır. Felsefenin gelişmesinin durduğu Orta çağda, felsefe ve bilimi yeniden alevlendiren Descartes, filozofun sorumluluğunun bir bilgiye ulaşmayı sağlayacak noktaları bulmak olduğunu söyler. Onun felsefesinde ‘kuşku‘ kavramı yer alır. Bütün bilgiler ve bu bilginin temelleri sorgulanmalıdır. Descartes’e göre, felsefedeki asıl amaç kişiye fayda sağlayabilecek bilgilerin meydana getirilmesidir. En bilinen ‘Düşünüyorum öyleyse varım‘ ifadesi Descartes ile temellenmiş ve düşünmenin, eylemin varlığını oluşturduğu fikrini ortaya atmıştır. Bütün elde edilen şeylerin şüphe ile temellenmesi gerektiğini ileri süren ve şüphe kavramıyla felsefesini kuran Descartes için felsefe bu şekilde ilerlemiştir.

4. İbn-i Sina (980-1037)

Metafizik, akıl, bilimlerin ayrıştırılması, tıp ve felsefe alanlarına yönelik önemli çalışmalara imza atan İbn-i Sina, bu çalışmalarının ilk adımlarını 16 yaşında araştırma ve çalışmayla atmıştır. "Kanun" adlı eseri tıp alanındaki çalışmalarını içerirken aynı zamanda tıp eğitimlerinde okutulacak kadar boyut kazanmıştır. 150'ye yakın eseri bulunan filozof, asıl olarak Türk-İslam Filozofu olarak ün kazanmıştır.

Metafizik, akıl, bilimlerin ayrıştırılması, tıp ve felsefe alanlarına yönelik önemli çalışmalara imza atan İbn-i Sina, bu çalışmalarının ilk adımlarını 16 yaşında araştırma ve çalışmayla atmıştır. “Kanun” adlı eseri tıp alanındaki çalışmalarını içerirken aynı zamanda tıp eğitimlerinde okutulacak kadar boyut kazanmıştır. 150’ye yakın eseri bulunan filozof, asıl olarak Türk-İslam Filozofu olarak ün kazanmıştır. Çoğu eseri yedi yüzyıl boyunca akademik alanlarda okutulmuş, felsefe alanında metafizik ve islamiyet ilişkisi kurarak çalışmalarını ilerletmiştir. İbn-i Sina, felsefeyi pratik ve teorik olarak ikiye ayırarak temellendirmektedir. Felsefesinde önemli kavram ‘kıyas‘ kavramıdır. Bir konuyu araştırırken öncelikli olarak önermeler sunmakta ve bunlar arasında karşılaştırma yapmaktadır. İslam Felsefesi için ün sahibi olan İbn-i Sina felsefeyi ilimler sistemi olarak da nitelendirmiştir. Ona göre felsefenin amacı insanın bilme kudreti ölçüsünde şeylerin hakikatlerine hakim olabilmesidir. İlimler sınıflandırması yapmış ve bunların alt dallarında din, felsefe, metafizik ve Tanrı kavramlarına yer vermiştir.

5. Epikür (M.Ö.341-M.Ö. 270)

Helenistik felsefenin önemli düşünürlerinden olan Epikür, ahlak felsefesine yönelmiş ve çalışmalarına bu alanda yön vermiştir. Epikürcülük okulunu kurarak kitlesine büyüten filozof, uzun yıllar etkili olmuş hatta bu etkisini 4. yüzyıla kadar sürdürmeyi başarmıştır.

Helenistik felsefenin önemli düşünürlerinden olan Epikür, ahlak felsefesine yönelmiş ve çalışmalarına bu alanda yön vermiştir. Epikürcülük okulunu kurarak kitlesine büyüten filozof, uzun yıllar etkili olmuş hatta bu etkisini 4. yüzyıla kadar sürdürmeyi başarmıştır. Çok sayıda eser yazdığı bilinmekte ancak bu eserlere tam anlamıyla ulaşılamamıştır. Belli başlı birkaç mektubu gün yüzüne çıkmış ve felsefi bakış açısının ne olduğunun öğrenilmesine kaynak sağlamıştır. Epikürcülük akımında evrenin cansız olduğu anlayışı temele alınmış ve evrenin atomların çarpışmasının bir ürünü olduğu anlayışıyla boyut kazandırılmıştır.

Felsefe Nedir ? sorusuna Epikür, huzurlu ve mutlu bir yaşam tarzıyla yola devam etmenin yollarını araştırmak cevabını vermiş ve felsefesini bunun üzerine temellendirmiştir. Bu yaşam tarzını oluşturmak içi belli kurallar belirlemiş ve bunların sonucunda erdemli ve mutlu bir hayatın elde edileceği düşüncesini ileri sürmüştür. Bu kurallara göre, hayatımız boyunca elde ettiğimiz her şeye karşı minnet duygusu hissetmeli ve teşekkür etmeliyiz. Doyumsuzluk üzerine bir yaşam değil, elde edebildiklerimiz kadarıyla yetinmeliyiz. Tatmin olmanın dozunu bilmeliyiz. Yakın çevremizle bol bol vakit geçirmeli ve bu sayede olması gereken yaşam tarzına sahip olduğumuzu kabul etmeliyiz. Bu kuralları ahlak felsefesini geliştirmekle bağdaştırmış ve felsefesini bu yönde ilerletmiştir.

6. Thomas Aquinas (1125-1274)

Ortaçağ dönemi Hristiyan filozofu olan Aquinas, Aristoteles' i en iyi şekilde yorumlamış bir filozof olarak üne kavuşmuştur. Yaşadığı dönemden sonra felsefe alanında çok büyük etkiler yaratan Aquinas, isminde de yer edinen Aquinum' da dünyaya gelmiştir.

Ortaçağ dönemi Hristiyan filozofu olan Aquinas, Aristoteles‘ i en iyi şekilde yorumlamış bir filozof olarak üne kavuşmuştur. Yaşadığı dönemden sonra felsefe alanında çok büyük etkiler yaratan Aquinas, isminde de yer edinen Aquinum‘ da dünyaya gelmiştir. Kendinden önceki filozofların izinden giderek politikadan uzak bir yaşam tarzı benimsemiştir. Aristotelesçi hocalar tarafından eğitim almış ve sonrasında bu sebeple Aristoteles’i yorumlama kararı almıştır. Birden çok ülke değiştirmiş olan filozofun birikimiyle yazdığı eserleri, bazı kaynaklara göre toplamda on üç milyon kelimeyi geçmektedir. Asıl alanı olan ilahiyat onun felsefesini de bu alanla bağdaştırmasına sebep olmuştur. Felsefede varlık anlayışını incelemiş ve varlığın sınırlı olduğu görüşüne varmıştır. Yaratılan bütün varlıkların ana sebebi ona göre Tanrıdır. Varlık analizinde varlığı ikiye ayırarak zorunlu varlık ve zorunsuz varlık olarak nitelendirmiştir.

Günümüze kadar ulaşan birçok tartışmaya konu olan Aquinas, kendine amaç olarak felsefenin inceleme alanını belirlemeyi ve açıklamayı almıştır. Aklın sınırları olduğu görüşünde olsa da, güvenilir bir kaynak olduğu yönünde bir inanca sahiptir. İlahiyatçı yönünden dolayı varlık analizi yaparken Tanrı ve yaratılma konularını kullanmaya yönelmiştir. Bu şekilde ilişki kurarak felsefede bunun üzerine çalışmalar yapmıştır.

7. Konfüçyüs (M.Ö.551- M.Ö. 479)

Büyük Çin Filozofu lakaplı Konfüçyüs, Doğu uygarlığının en önemli temsilcisi olarak kabul edilir. Çin, örf ve geleneklerini toparlayarak sonraki nesillere aktarmayı hedefleyen filozof, öğretmenliği kendine görev edinmiştir. Bu görevine M.Ö. 522 yılında bir okul açarak başlamıştır. Yeni fikirler üretmeyi değil, mevcut olanları aktarmayı seçmiştir.

Büyük Çin Filozofu lakaplı Konfüçyüs, Doğu uygarlığının en önemli temsilcisi olarak kabul edilir. Çin, örf ve geleneklerini toparlayarak sonraki nesillere aktarmayı hedefleyen filozof, öğretmenliği kendine görev edinmiştir. Bu görevine M.Ö. 522 yılında bir okul açarak başlamıştır. Yeni fikirler üretmeyi değil, mevcut olanları aktarmayı seçmiştir. Ölümünden kısa bir süre sonra etkileri, yaptığı çalışmaları farkedilen Konfüçyüs’ün çalışmaları bir süre uygulandı. Sonrasında ise ekolü ve kendisi yok sayıldı. “Beş Klasik” ve “Dört Kitap” adlı iki koleksiyonu yer alan filozof, kendini her zaman bir aktarıcı olarak ifade etmiştir. Felsefe dünyasında ise ‘Denge Felsefesi’ ile ünlü bir filozoftur. Denge ile uyum arasındaki karşıtlıklara ulaşmıştır. Onun felsefesinde siyaset ve ahlak konuları önemli ve büyük bir yere sahiptir. Eğitim kavramını ahlaka ve erdeme dair edinilen bilgilerin toplamı olarak görmektedir.

Konfüçyüs için bilge olan bir insan en iyi insandır. Ancak kendisi için aynı yorumda bulunmaz. Bunun sadece belli başlı birkaç insanda olabileceğini ifade etmektedir. Herkesin kendi kendini eğitmeyi hayatında bir parça olarak kabul etmesi gerektiğini iddia eder. Ahlak ve erdemin yaşanılan yerde ve oradaki yaşam şartlarıyla oluştuğuna inanmaktadır. Felsefesini ahlak ve siyaset ağırlıkta olacak şekilde ilerletmiştir.

8. John Locke (1632-1704)

Rasyonalizm akımına karşı durmasıyla tanınan John Locke, bu akıma karşı empirizm akımını savunarak ilerlemiş bir filozoftur. Empirizmi, 17. yüzyıldaki felsefe anlayışında yeniden kuran John Locke olmuştur

Rasyonalizm akımına karşı durmasıyla tanınan John Locke, bu akıma karşı empirizm akımını savunarak ilerlemiş bir filozoftur. Empirizmi, 17. yüzyıldaki felsefe anlayışında yeniden kuran John Locke olmuştur. Yazarlık ve siyaset ile ilgilenen Locke, 1661 senesinde babasının ölümüyle çalışmalarına ara vermiş olsa da sonrasında devam ederek 1675 senesinde profesörlük unvanını almıştır. Fransa, Londra ve İngiltere arasında yer değiştiren filozof Londra’ya son dönüşünde fikirlerinden dolayı Hollanda’ya sürgün edilmiştir. Yedi yıl sonra bu süreç tamamlandığında en büyük eseri olan “İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme” adlı eserini yazarak kendini kabul ettirmiştir.

Felsefe alanında Tabula rasa ( boş levha) kavramıyla tanınan Locke, insan zihninin boş bir levhadan ibaret olduğu fikri ile felsefesinin temelini oluşturmuştur. Descartes‘in bilginin kaynağını akıl olarak gördüğü yorumuna eleştiri getirip karşı çıkan Locke, deneyimle elde edilen bilgi anlayışı ile Empirist akımını kuran filozoftur. Tecrübenin, deneyerek elde etmenin, bilgininin kaynağı olduğunu söyler. Felsefesini empirist düşünce zemininde devam ettirerek ilerlemiştir. Tecrübe onun felsefesinde odak noktası olduğu için evrensel bir bilgiye ulaşmak ona göre imkansızdır. Bu yorumları onun siyaset konulu felsefesine de yansımıştır. Her konuda aklın rehberliğini savunmuştur. Çoğu filozof tarafından bu düşünceleri tepki görmüştür. Aydınlanma Nedir ? adlı makalesi de günümüzde hala önemle üzerinde durulan bir makaledir.

9. Sokrates (M.Ö. 470- M.Ö. 399)

Bütün dönemlerde saygın sofist olarak kabul edilen Sokrates, felsefenin babası olarak tanınmaktadır. Astronomi, felsefe, matematik, geometri gibi konularda eğitim vermiş olan filozofun özel yaşamına dair pek bilgi bulunmamaktadır. Ahlak felsefesinin kurucusu olarak kabul gören Sokrates, yaşamında bu yönde ilerlemiş ve birçok eleştiride bulunmuştur.

Bütün dönemlerde saygın sofist olarak kabul edilen Sokrates, felsefenin babası olarak tanınmaktadır. Astronomi, felsefe, matematik, geometri gibi konularda eğitim vermiş olan filozofun özel yaşamına dair pek bilgi bulunmamaktadır. Ahlak felsefesinin kurucusu olarak kabul gören Sokrates, yaşamında bu yönde ilerlemiş ve birçok eleştiride bulunmuştur. Eleştirel tavrı çok sert tepkilere maruz kalmıştır. Geriye yazılı kaynakları kalmamıştır. Felsefe Nedir ? sorusu onun için hayat boyu sorgulamayı hedef alır. Sorgulanmayan bir hayatın yaşanmaya değer olmadığı görüşündedir! Birçok kavrama tanım getiren ve yorum yapan Sokrates, erdem kavramı için, insanın kendini tam anlamıyla tanıyabilmesi görüşünü ortaya atmıştır. Onun gözünde en büyük kötülük cehalettir. En bilinen öğrencisi Platon’dur. Karşılıklı bir diyalog sonrasında bilgelik kavramı ve bilge olarak görülen insanları sorgulamayı ve araştırmayı kendine görev edinir.Yaşadığı dönemde çok fazla tepki çeken filozof mahkemeye dahi verilmiştir ve suçlanmıştır. Ölüm cezasına çarptırılan Sokrates’e baldıran zehri içirilerek hayatına son verilmiştir.

10. Baruch Spinoza (1632-1677)

17. yüzyılı döneminin rasyonalitlerinden biri olan Spinoza, en büyük eseri olan Ethica adlı kitabıyla uzun dönemler etkisini sürdürmüştür. 1655' te Cemaat Mahkemesi'nde Tevrat'ı küçük görmek ifadesiyle suçlanarak yargılanmıştır.

17. yüzyılı döneminin rasyonalitlerinden biri olan Spinoza, en büyük eseri olan Ethica adlı kitabıyla uzun dönemler etkisini sürdürmüştür. 1655′ te Cemaat Mahkemesi’nde Tevrat’ı küçük görmek ifadesiyle suçlanarak yargılanmıştır. Yaşadığı dönemde büyük bir tutarsızlıkla karşılaşan Spinoza, en büyük din karşıtı olarak itam edilirken aynı zamanda eserinin ana konusunun Tanrı sevgisi olduğu ileri sürülmüştür. Onun felsefesinde Tanrı odak noktasıdır. Varlık ve bilgi onun ele aldığı iki sorundur. Yakın tarih filozofu olan Spinoza, Tanrı’ ya doğa der ve doğaya yı da Tanrı olarak nitelendirir. Çok fazla eleştiriye maruz kalmış ve aforoz edilmiştir. Aforoz sonrası bu konulara kendini kapamış ve yaşamına bu şekilde devam etmiştir. Ethica eserinin tamamlasa da yaşamı boyunca yayınlanmasına izin vermemiştir.

Cevap Bırakın